<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="GROU.PS" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	xmlns:georss="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#">
    <channel>
        <title>Eylem 2.0 Blogs</title>
        <description>Eylem 2.0 syndicated data</description>
        <link>http://grou.ps/eylem20</link>
        <lastBuildDate>Fri, 19 Mar 2010 03:11:27 +0100</lastBuildDate>
        <generator>GROU.PS FeedCreator</generator>
        <item>
            <title>bobiler.org'un eylemi dunya basininda ilgi uyandiriyor</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/91036</link>
            <description><![CDATA[Dunyanin en cok okunan teknoloji bloglarindan <a href=
"http://www.readwriteweb.com" rel="nofollow" title="" target=
"">ReadWriteWeb</a> konuya bugun <a href=
"http://www.readwriteweb.com/archives/visualize_dissent_turkish_users_protest_censorship.php"
rel="nofollow" title="" target="">yer verdi</a>. Eyleme <a href=
"http://taksim.bobiler.org/" rel="nofollow" title="" target="">su adresten</a>
erisebilirsiniz.]]></description>
            <pubDate>Mon, 25 Jan 2010 08:51:46 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Avrupa Turkiye'deki Internet Yasaklarini Gundemine Tasiyor</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/90208</link>
            <description><![CDATA[Kaynak: <a target="" title="" rel="nofollow" href=
"http://www.socialnewsturkey.com/2010/01/20/internet-yasaklari-avrupa-gundeminde/">
http://www.socialnewsturkey.com/2010/01/20/internet-yasaklari-avrupa-gundeminde/<br />
</a><br />
<p>Türkiye, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın yayımladığı bir rapora
göre, 2010 yılına toplam 3.700 yasaklı internet sitesi ile girdi.</p>
<p><br /></p>
<p>AGİT’e göre bazı yasak kararları “keyfi ve siyasi nedenlerle” alınıyor.
Örgüt, Türkiye’nin ifade özgürlüğü yolundaki taahhütlerini yerine getirmek için
yasalarında reform yapması gerektiği uyarısında bulundu.</p>
<p><br /></p>
<p>En çok sözü edilen yasa ise İnternet yasası olarak da bilinen 5651 sayılı
kanun. BBC’nin haberine göre, teşkilatın medya özgürlüğü temsilcisi Miklos
Haraszti, Türkiye’de ‘uygunsuz içeriğe sahip’ denerek erişimi engelleme için 7
ayrı gerekçe sıralandığını söylüyor:</p>
<p><br /></p>
<p>“Bu gerekçelerden biri cumhuriyetin kurucusunun korunmasına ilişkin. Diğer
gerekçeler ise TCK’nın 301′inci maddesine ilişkin içeriğin barındırılması gibi
şeyler. Bunu dışında ise uluslararası kabul görmüş uygunsuz içeriğe ilişkin
olanlar. Örneğin çocuk pornosu, uyuşturucuya teşvik gibi uygunsuz içerikler
bunlar. Sözkonusu yasa her ne kadar saygı duyulması gereken bazı gerekçeler
saysa da, bazı siyasi ve keyfi gerekçeler de içeriyor.”</p>
<p><br /></p>
<p>Haraszti, “İçerik üreticilerini değil kullanıcıları cezalandıran bir durum
var Türkiye’de” diyor.</p>
<p><strong><br /></strong></p>
<p><strong>Çin ve İran örnekleri</strong></p>
<p><br /></p>
<p>AGİT medya özgürlüğü temsilcisi Miklos Haraszti Google arama motorunun
sansürle ve internet korsanlığı ile mücadele etmek zorunda kaldığı, Facebook,
Twitter gibi sitelerin yasak olduğu Çin gibi örnekler karşısında Türkiye’deki
durumun biraz daha başka bir yerde durduğunu söylüyor:</p>
<p><br /></p>
<p>“Çin ya da İran ile Türkiye’deki uygulamaları arasında büyük farklar var.
İran ve Çin’de interneti kullanıcılar açısından erişilemez bir yer haline
getiren siyasi bir amaç var. Türkiye’de ise amaç farklı. Bazı içerikler
yasaklanıyor. Bunların da küçük bir kısmı, örneğin Atatürk hakkındaki yasaklar,
siyasi… Ama tüm interneti felç eden bir durum yok.”</p>
<p><strong><br /></strong></p>
<p><strong>Uygunsuz içerik durumunda sitelere erişim duruyor</strong></p>
<p><br /></p>
<p>“Ancak maalesef bu yasa yine de Türkiye’yi Çin ve İran ile aynı grubun içine
olmasa da, bir anlamda “civar semtlere” yerleştiriyor.Çünkü ortaya çıkan
sonuçlar aynı. Youtube’a erişilemiyor. Google’a bağlı başlıca birtakım sitelere
erişilemiyor. Ne kadar büyük olurlarsa olsunlar sosyal paylaşım siteleri ufacık
bir uygunsuz içerik nedeniyle her an tümden kapatılabilecek durumda.”</p>
<p>“Türkiye bize göre bu durumu bir sinyal olarak algılamalı ve isminin bu gibi
ülkelerle anılmasından kaçınmalı.”</p>
<p><br /></p>
<p>Haraszti bu durumun değişmesi konusunda da Ankara’da pek bir işaret
görmediğini belirtiyor.</p>
<p>“Ankara’da deyim yerindeyse “internet sansürü ile ilgili” kurumun bu konuyla
ilgili bölüm başkanı ile yaptığımız görüşmede, yasanın iyi yazılmış olduğunu
söyledi bize. Çünkü yasanın internette siyasi nedenlerle yasaklamaları
içermediğini düşünüyordu. Bizim yayınladığımız son rapordaki tavsiyemizin ise
Türk makamlarının bu konuda yeniden düşünmelerini sağlayacağını, uygunsuzluğu
mutlak olan içerik üreticilerinin nasıl cezalandırılacağı hakkında başka bir
yöntem bulacaklarını ve yasadaki siyasi gerekçeleri kaldıracaklarını
düşünüyoruz.” diye anlatıyor.</p>
<p><br /></p>
<p>Türkiye’deki internet yasaklarına ilişkin raporun yazarı olan, Bilgi
Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden İnternet hukuku uzmanı Dr. Yaman Akdeniz de
Türkiye’nin bu konudaki tartışmaların artmasıyla birlikte, erişim engelleme
istatistiklerini Mayıs 2009′dan bu yana yayınlanmadığına dikkat çekiyor.</p>
<p><br /></p>
<p>O tarihte açıklanan son resmi rakamın 2601 siteye engelleme yapıldığı
şeklinde olduğunu belirten Akdeniz, her ay 200 siteye engelleme yapıldığını
tespit ettiğini, raporda verilen sayının da bu ortalamayı yansıttığını
belirtiyor.</p>
<p><br /></p>
<p>Haraszti gibi, Akdeniz de yasal çerçevenin iyileşmesine ilişkin fazla umutlu
konuşmuyor.</p>
<p>5651 sayılı kanunun asıl amacı olarak ifade ettiği çocukları ve aileleri
korumak hedefinde, kapsam dışına da çıkıldığı eleştirisinde de bulunan
Akdeniz’e göre erişim engelleri ‘kendini kandırma’ etkisi yapıyor, “çünkü
yasaklar hedeflenen alanda ihlalleri önlemiyor, teknik olaraksa bu sitelere
girmek hala mümkün” diyor.</p>
<br />]]></description>
            <pubDate>Wed, 20 Jan 2010 22:51:14 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Yalniz Degiliz. Urdun de Yasakliyor.</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/89008</link>
            <description><![CDATA[Mujde! Artik Turkiye interneti balcikla sivama yarisinda sadece Cin'le
kapismiyor. Urdun de, din karsiti siteleri sansurlemeye izin veren aldigi
<a href="http://www.readwriteweb.com/archives/jordan_to_censor_websites.php"
rel="nofollow" title="" target="">son kararla</a>, bu yarista "ben de varim"
dedi. Simdi gozler, benzer bir atilim yapmasi beklenen Libya'da.
<div><br /></div>
<div>PS: henuz duymadiysaniz, Google Cin pazarindan cekilmeyi <a href=
"http://www.hurriyet.com.tr/dunya/13471828.asp?gid=200" rel="nofollow" title=""
target="">dusunuyor</a>.</div>
]]></description>
            <pubDate>Fri, 15 Jan 2010 02:27:49 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Sansur Paneli'nin ardindan, Izlenimler ve Kararlar</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/88162</link>
            <description><![CDATA[Dun, yani 9 Ocak 2010 Cumartesi gunu, Taksim'deki Istanbul Barosu
binasinda&nbsp;cok faydali bir internet sansurleri toplantisi gecirdik.
MediaCat'ten Askin Baysal ve Bilgi Universitesi'nden Doc Dr Yaman Akdeniz'in
modere ettigi etkinlikte Eylem 2.0'in yanisira aralarinda Muyap, <a target=""
title="" rel="nofollow" href=
"http://korsanpartisi.org/index.php/Ana_sayfa">Korsan Partisi</a> ve <a target=
"" title="" rel="nofollow" href="http://sansuresansur.org/">Sansure
Sansur</a>'un de bulundugu organizasyonlardan toplam 7 tartismaci vardi.
(etkinlik detaylari hakkinda ayrintili bilgi <a target="" title="" rel=
"nofollow" href="http://www.eylem20.org/blogs/87892">bir onceki blog
girisimizde</a>...)<br />
<br />
Oncelikle, sure olarak 6 saati asan paneldeki gozlemlerime geceyim, ardindan da
sansure karsi aldigimiz ortak kararlardan bahsedecegim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Notlar</span><br />
<br />
<ul>
<li>Bilgi Univ'den Yar Doc. Dr. Leyla Berber carpici tespitlerde bulundu;
anayasanin 13. maddesi basin ozgurlugune atifta bulunduguna ve basinda
sansurlemenin olaganustu durumlar disinda gerceklesemeyecegine isaret etti. Bu
da internette yasaklamalarin ancak cocuk pornosu, terorizm, irkcilik gibi
evrensel olarak "lanetlenmis", Avrupa hukukunda da sinirlari belirtilmis
noktalari asamayacagi anlamina geliyor.</li>
<li>Baro Bilisim Hukuku Merkezi'nden Unsal Ozmestik ise 80 kusaginin hukuka
guvenmediginden ve politize olmaktan korktugundan bahsetti.</li>
<li>Digital Age'den Mevlana Gurbulak "bugun Youtube'e erisiyorum, ama yarin, ya
yarin bugun erismeme izin veren teknolojilere de yasak getirirlerse" sorusunu
gundeme getirdi. Bugun 6000'den fazla sitenin yasakli durumda oldugunun altini
cizdi.</li>
<li>Mevcut durumun anayasal Bilgi Edinme Hakki'nin ihlali oldugu saptamasinda
bulunuldu.</li>
<li>Anadolu Universitesi'nden Baris Gunaydin internet yasaklarinin temel tasi
durumundaki 5651 no'lu kanunun ozunde ifade ozgurlugune karsi oldugundan ve
Avrupa Insan Haklari Sozlesmes'inin 10. maddesine de uymadigindan bahsetti;
sinirlandirma olcululuk ilkesine bagli degil dedi. Basin ve iletisim
ozgurluklerinin cift tarafli ihlalinden soz etti; soyle ki, sadece bilgiye ve
kanaate ulasima tas konulmuyor, Wordpress gibi kanallara yasak
getirilerek&nbsp;"kendi kanaatini yayma" ozgurlugune de dur deniyor.</li>
<li>Baro Bilisim Merkezi'nden Taner Sevim problemlerin kaynaginin hakimlerin
konuya hakim olmamasi ve hayatinda YouTube'e girmemis insanlarin sadece dosya
uzerinden calisiyor olmasi oldugunu argumanlarini one surdu.</li>
<li>DigiTurk'un kapatma kararini Diyarbakir'da verdirmis olmasinin kasitli ve
cok cirkin oldugu konusuldu.<br /></li>
<li>Ihtisas mahkemelerinin yoklugundan yakinildi; bilirkisilerin karar verici
olmamalarindan bahsedildi.</li>
<li>Benim de icinde bulundugum 2. panelde Eylem 2.0, Korsan Parti ve Sansure
Sansur kendilerini&nbsp; tanittilar.<br /></li>
<li>Korsan Parti Isvec merkezli bir politik ruzgar; Isvec ve daha bircok ulkede
resmen ulke parlamentolarinda varlar. Turkiye'de ise calismalar devam ediyor.
Internet ozgurlukleri, telif haklari serbestlesmesi gibi konulara egilen
tematik bir hareket, tipki cevreci Yesil Parti gibi.</li>
<li>Sansure Sansur gonullu site kapatma eylemlerinin basarilarindan
bahsetti.</li>
<li>Ancak 2. panele agirligini asil MySpace ve Last.FM sansurlemelerine
imzasini atan Muyap koydu. Muyap sansurleri uygulayanin kendi olmadigini, telif
haklarini ihlal eden sitelere erisemediklerinden, iletisim taleplerinin
cevapsiz kaldigindan dolayi ellerinde kalan tek cozumun o siteleri dava etmek
oldugunu savundu. Tazminat tercih ettikleri cozum olurmus ancak kanun buna izin
vermiyormus. Kendilerine yoneltilen elestiri oklari, yine de cozumu o siteleri
kendi ulkelerinde dava etmeleri gerektigi ve sansurletmeye gitmemeleri
gerektigi yonundeydi. Muyap temsilcisinin cevabi "bizim asil amacimiz onlari
pazarlik masasina getirmek" seklindeydi.</li>
</ul>
Panelin sonunda yoneltilen son soru "Eylem 2.0'in bundan sonra izleyecegi yol
ne olacaktir, ne adimlar izlenecek" idi. Simdi gelin son kismi buna
ayiralim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Eylem 2.0'in bundan sonra izleyecegi yol /
Kararlar</span><br />
<ul>
<li>Mevcut anti sansur sivil toplum hareketleri birlesecek.</li>
<li>Av. Basak Purut gibi hukukcu destekcilerimizin de katkilariyla 5651. madde
icin bir yama onerisi getirecegiz. Sozu edilen yama kabaca soyle olacak; site
yer saglayaciysa ve belirli bir populerlik (anonimlik) noktasina erismisse
anayasanin 13. maddesiyle uygunluk cercevesinde hakimin kararinda uzman onayi
aranacak.</li>
<li>Keza kanunlarda talep edilecek diger degisiklikler: Gecici durdurmalar
ancak alt alan kisitlamasi ile sinirlandirilmasi. Porno ve cocuk pornosu
ayriminin daha iyi yapilmasi.<br /></li>
<li>Offline eylemlerde bulunma gerekliligi cercevesinde, Google'a sembolik dava
hep beraber, basin aciklamasi esliginde yapilacak.</li>
<li>Avrupa Insan Haklari Mahkemesi'ne (AIHM) ana sozlesmesinin 10. madddesinin
ihlalinden dava , gene basin aciklamasi esliginde, acilacak.</li>
<li>Toplumsal bilincin yayginlastirilmasi amaciyla Turk televizyonlarinda
konuyla ilgili daha fazla varlik gosterilecek. Bununla ilgili Eylem 2.0
komunitesi uyelerinin destegi talep edilecek.</li>
<li>Konu bir dahaki BarCamp ve eTohum toplantilarinda da ele
alinacak.<br /></li>
<li>Eylem 2.0 telif haklariyla ilgili taraf olmaktan cekindi ve cekinmekten
devam ediyor. Konuyu Korsan Parti ve MUYAP gibi kuruluslara birakiyor; mevcut
tartismalari cok saglikli buluyor. Dusuncemiz, muzik sirketlerinin interneti
bir pazarlama araci olarak gonullu olarak serbest birakacagi yonunde; nitekim
bunun orneklerini yasiyoruz, RadioHead bunun en guzel orneklerinden. Muzik
bedava erisilebilir olacak, iTunes gibi kanallarla gercek satin alinan,
deneyim. Soft asset'leri hard asset cercevesinde degerlendirmek yanlis sonuclar
dogurur.</li>
<li>Biz konuya ekonomik boyutundan yaklasiyoruz; yabaci yatirimcinin kacmamasi
icin calisiyoruz. Ayni zamanda ozgurluk ve ulusal guvenlik (tum internet
hareketlerimizin adini sanini bilmedigimiz 3. parti uluslararasi sitelerden
geciyor olmasi) endiselerimiz var.</li>
<li>Sosyal medyayi efektif olarak kullanarak sesimizi tabandan tavana yayma
hedefimiz dogrultusunda artan bir hizda yol almaya devam edecegiz.<br /></li>
</ul>
Bunlar disinda, konferans sonunda komunitemizden de fikir onerileri geldi.
Onlari da buradan paylasiyor olacagiz.<br />
<br />
<b>PS:</b> <i>sosyal medyadan yayilma prensibimiz dogrultusunda - bu yaziyi
begendiyseniz, asagidaki butonlari kullanarak Twitter ve Facebook gibi
mecralari kullanarak arkadaslarinizla paylasirsaniz bize cok onemli bir katkida
bulunmus olursunuz. Tesekkurler.</i><br />]]></description>
            <pubDate>Sun, 10 Jan 2010 20:31:22 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Internetin Getirdigi Yeni Haklar ve Ozgurlukler Konferansi'ndayiz</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/87892</link>
            <description><![CDATA[Eylem 2.0 hareketi Emre Sokullu, ve diger destekcileri Basak Purut, Arda Kutsal
gibi isimlerle bugunku Internet'in Getirdigi Yeni Haklar ve Ozgurlukler
Konferansinda olacak. Istanbul Baro'sunda gerceklesecek olan organizasyon saat
13:30'da basliyor. Etkinlik hakkinda daha fazla bilgiye <a target="" title=""
rel="nofollow" href=
"http://www.webrazzi.com/2010/01/06/internetin-getirdigi-yeni-haklar-ve-ozgurlukler-konferansi/%20">
http://www.webrazzi.com/2010/01/06/internetin-getirdigi-yeni-haklar-ve-ozgurlukler-konferansi/</a>
adresinden erisebilirsiniz.<br />]]></description>
            <pubDate>Sat, 09 Jan 2010 09:05:28 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Mustafa Hoca'dan Avrupa Insan Haklari Mahkemesi Cikisi</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/81475</link>
            <description><![CDATA[Haberin detaylari icin: <a target="" title="" rel="nofollow" href=
"http://www.ntvmsnbc.com/id/25026357/">http://www.ntvmsnbc.com/id/25026357/</a><br />
]]></description>
            <pubDate>Tue, 01 Dec 2009 02:37:25 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Internet degil, Turknet</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/81154</link>
            <description><![CDATA[Bugun yayinlanan <a target="" title="" rel="nofollow" href=
"http://www.sabah.com.tr/Teknoloji/2009/11/28/btkdan_yerli_arama_motoru">haberler</a>
BTK'nin bir Turk arama motoru olusturma ve her vatandasa 10GB kotali nufus
cuzdanina yazilacak bir eposta vermek gibi hirsli niyetlerinin oldugu
yonundeydi. Ornek olarak da Cin'deki Baidu&nbsp;verilmis.<br />
<br />
Sormadan edemiyorum; gercekten gelmek istenen nokta ne? Internet konusunda
kendimize Cin'i mi ornek aldik? Ki Cin'deki Baidu dahi bir devlet arama motoru
degil, bir ozel girisimdir. Icindeki en buyuk hissedarlardan biri Google'dir ve
sirket NASDAQ borsasinda acilmis vaziyettedir.<br />
<br />
Bundan seneler once, semantik arama populer bir deyimken, Fransa ve Almanya
ortak Quaero adli bir arama motoru girisimi icine gireceklerini duyurdular; bu
ulkelerin buyuk sirketleri ortaklasa ozellikle cokluortam arama kalitesini
yukseltecek semantik bir arama motoru icin cok buyuk meblaalarda bir sermaya
girisi ile sirket kurdular. Sonuc, bugune kadar herhangi bir sey duymadik. Ama
en azindan girisimin inovatif bir amaci vardi.<br />
<br />
BTK'nin ciddiyeti soru isareti olan bu girisim girisimleri ise telekulak
operasyonlarinin ayyuka ciktigi, internetinin ise surekli sansurlenmeye
calisildigi ulkemde bana korku veriyor. Teknoloji desteklenecekse alkislarim,
ancak serbest pazar modelini takip eden bir ulkede, bu da serbest pazar
ekonomisi model alinarak yapilmali.<br />]]></description>
            <pubDate>Sat, 28 Nov 2009 20:31:19 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Google Analytics'in Almanya'da Yasaklanmasi</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/80518</link>
            <description><![CDATA[Techcrunch'dan Robin Wauters'in da <a href=
"http://eu.techcrunch.com/2009/11/24/google-analytics-illegal-germany/" rel=
"nofollow" title="" target="">belirttigi</a> gibi, Google Analytics'in
Almanya'da yasaklanmasi gundemde. Sebep? Ulusal verinin yurtdisiyla paylasilmak
istenmemesi.
<div><br /></div>
<div>Simdi gelelim Turkiye'ye - basbakanimiz sansurlerle ilgili soru soruldugu
zaman Turgut Ozal'in uslubunu hatirlatir bir sekilde su cevabi veriyor; ben
giriyorum o sitelere, benim vatandasim da girebilir... Bir deyisle,
vatandaslari OpenDNS ya da ktunnel gibi cozumler kullanmaya tesvik
ediyor.</div>
<div><br /></div>
<div>Almanya ulusal data'nin savunulmasindan endise ederken, biz, ulusal
data'nin hemen hemen tumunu, adini sanini bilmedigimiz 3. partilerin eline
vermis oluyoruz. Korkunc bir durum...</div>
<div><br /></div>
<div>Almanya'nin tutumunu destekliyor muyuz? Hayir... Biz sansurun her
turlusune karsiyiz, ve asikar ki Almanya'nin bu tutumu paranoyak seviyede, ve
aslina bakarsaniz bir cozum getirmiyor (site sahibi isterse, cok kolay gene
Google Analytics'i kullanabilir)</div>
<div><br /></div>
<div>Ancak bu bize farkli bir noktadan onemli bir ders getiriyor... Paranoyak
olmasak da ulusal guvenlik soz konusu olunca bilgi guvenligi onemli; ve
sansurler bilgi guvenligimizi son derece risk altina aliyor.</div>
]]></description>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 16:49:27 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Google Analytics Yasadışı</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/80509</link>
            <description><![CDATA[Google'ın istatistik servisinin Almanya'daki yasalara uymadığı ve ulusal
verilerin dışarı sızdırılmasında rol oynadığı için kapatılmasına
çalışılıyor.&nbsp;
<div><br /></div>
<div>Yetkililere göre Google'ın topladığı veriler ülke profilinin yaşama
biçimi, tüketim ilişkilerini, cinsel ve siyasi tercihlerini yansıtıyor. Bu da
Almanya'da suç anlamına geliyor.</div>
<div><br /></div>
<div>Haberin detayları için <a href=
"http://eu.techcrunch.com/2009/11/24/google-analytics-illegal-germany/" rel=
"nofollow" title="" target="_blank"><font class="Apple-style-span" color=
"#FFFF99">buraya</font></a> tıklayın.</div>
]]></description>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 15:31:54 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Ilk Resmi Toplantimiz 23 Kasim 2009 Pazartesi...</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/80083</link>
            <description><![CDATA[Ilk resmi "ozel" toplantimizi 23 Kasim haftasinin hemen basinda yapiyoruz. Yer
ve katilimcilar simdilik gizli. Onumuzdeki gunlerde toplu ve herkese acik
toplantilari buradan duyuruyor olacagiz.]]></description>
            <pubDate>Sat, 21 Nov 2009 21:26:01 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Eylem 2.0 Günde 5000 Ziyaretçiye Ulaştı</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/79363</link>
            <description><![CDATA[<div style="text-align: justify;">Sansüre karşı eylemimiz gün geçtikçe
yayılıyor ve güçleniyor. Özgürlüğümüzün sansürlenmesine dur demek isteyen yeni
ve duyarlı internet kullanıcılarına ulaşıyor. Bu yükseliş grafiğinde hepimizin
payı var. Henüz oluşturduğumuz bu güç birliği çerçevesinde daha özgürlükçü,
daha gelişkin ve daha üretken bir internet için birlikte adım adım ilerliyoruz.
Ayrıca bize sayfalarında yer ayıran, daha çok kişiye ulaşmamızı sağlayan kişi
ve kurumlarmıza da canı gönülden teşekkür ederiz. Dileriz bu grafiği sürdürüp
amacımıza ulaşırız.</div>
<div><br /></div>
<div><br /></div>
<div><br /></div>
<img src=
"http://grou.ps/wysiwyg_files/editor/eylem20-20091118113143-vzfqkypcjyuszqgeh.jpg"
alt="" align="none" /><br />]]></description>
            <pubDate>Wed, 18 Nov 2009 17:36:25 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Yahoyt ve Radikal'den Destek</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/79348</link>
            <description><![CDATA[Dün,"aklı fikri teknoloji" olan internet sitesi Yahoyt da internet
sansürlerinin doğurduğu tehlikeye dikkat çekmek için&nbsp;<a href=
"http://yahoyt.com/h/6061/tepki-20" rel="nofollow" title="" target="_blank"
style="text-decoration: none; color: rgb(248, 0, 0);"><font class=
"Apple-style-span" color="#FFFF99">Tepki 2.0</font></a>&nbsp;başlığı ile haber
geçerek eylemimize katkıda bulundu.&nbsp;
<div style=
"margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px !important; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px;">
<br /></div>
<div style=
"margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px !important; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px;">
Ayrıca&nbsp;Radikal&nbsp;gazetesi de aynı&nbsp;haberi&nbsp;<a href=
"http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&amp;ArticleID=964851&amp;Date=18.11.2009&amp;CategoryID=117"
rel="nofollow" title="" target="_blank" style=
"text-decoration: none; color: rgb(248, 0, 0);"><font class="Apple-style-span"
color="#FFFF99">su adresten</font></a>&nbsp;yayınladı.<br /></div>
<div style=
"margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px !important; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px;">
<br /></div>
<div style=
"margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px !important; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px;">
Son olarak, Facebook'taki&nbsp;<a href=
"http://www.facebook.com/pages/Eylem-20/192383699240" rel="nofollow" title=""
target="_blank" style=
"text-decoration: none; color: rgb(248, 0, 0);"><font class="Apple-style-span"
color="#FFFF99">fan sayfamızı</font></a>&nbsp;ziyaret ederek Facebook
arkadaşlarınızı davet edebilir, bize destek verebilirsiniz.</div>
]]></description>
            <pubDate>Wed, 18 Nov 2009 13:35:48 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Eylem 2.0 EksiSozluk'e tasindi</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/77203</link>
            <description><![CDATA[Bugun EksiSozluk'teki dostlarimizdan bizi cok mutlu eden bir jest gorduk; bizi
<a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=Eylem+2.0" rel="nofollow"
title="" target="">EksiSozluk askiyla</a> sarhos ettiler, ve bu askin verdigi
itme gucuyle 100,000 uye hedefimiz dogrultusunda onemli bir ivme kazandik.
<div><br /></div>
<div>Unutmayin ki 100,000 uye hedefi Facebook'da kurulan "Istesem Fenerbahce'ye
karsi Manchester Unitedi'i destekleyen 1.000.000 kudurmus taraftar bulurum"
tarzi gruplarin hedefleriyle paralellik tasimiyor.</div>
<div><br /></div>
<div>Biz salt bir kutle olmak icin bu hedefleri koymuyoruz. EksiSozluk
yorumlarinda yazdiginiz kaygilari biz de tasiyoruz; bunu sadece online bir
kampanya olarak birakmayacagiz, sokaklara, gazetelere, basina - ve oralardan da
meclise tasiyacagiz. Dolayisiyla bu rakamlar, uye sayisi, tweet sayisi,
EksiSozluk'te yapilan yorum sayisi vs. dikkat cekici olduklarindan bizim icin
de onemliler.</div>
<div><br /></div>
<div>EksiSozluk'teki yorumlarda goze carpan bir diger nokta eylemimizin
apolitize olma soylemiyle ilgiliydi. Buradaki kaygilari anliyorum; ama
apolitize olmamizin sebebi her kesimden insani bu kampanya icinde gormek
istememiz ve direkt sonuc yonelimli olmamiz. Soyle ki cok politize olursak
direkt bir kesimi "killandirip" kampanyayi ve dolayisiyla sansurleri
degerlendirmelerine izin vermeden onlari kaybederiz - ki istegimiz bu degil,
istedigimiz bir bilinc olusturmak ve ardindan, mahkemelerin internet
sansurleriyle ilgili kararlar verme surecini daha saglikli bir hale sokmasi
icin TBMM'yi harekete gecirmek.</div>
<div><br /></div>
<div>Eksisozluk askiniz icin tesekkurler. Sitelerinize eklemek isterseniz
banner'larimiz burada:&nbsp;<a href="http://www.eylem20.org/36853" rel=
"nofollow" title="" target="">http://www.eylem20.org/36853</a>, baska bu
kampanyayi nasil buyuturuzle ilgili fikirleriniz varsa onlari da <a href=
"http://www.eylem20.org/talks" rel="nofollow" title="" target=
"">http://www.eylem20.org/talks</a> buradan buyurun lutfen.</div>
]]></description>
            <pubDate>Tue, 10 Nov 2009 10:38:02 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Ilk Gun Notlari</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/76429</link>
            <description><![CDATA[Ve eylemimiz basladi. Harekete gectigimiz ilk gun icerisinde, saatlerle
olculecek bir zaman diliminde 100'lerce uyeye ulasmis olmanin kivancini
yasiyoruz. Defalarca Tweet edildik, defalarca Facebook uzerinden paylasildik;
FriendFeed'de ozellikle <a target="" title="" rel="nofollow" href=
"http://www.mugecerman.com/">Muge Cerman</a>'in bir girisi uzerinden ciddi bir
sohbet akti: <a target="" title="" rel="nofollow" href=
"http://friendfeed.com/netdas/5031cff0/eylem-2-0-internet-sansurlerine-karsi">http://friendfeed.com/netdas/5031cff0/eylem-2-0-internet-sansurlerine-karsi</a><br />

<br />
Eylemimizin ilk adimi gayet basitti: projeyi destekleyen cekirdek grup olarak
kendi sosyal medya paylasim araclarimizda (Twitter, Facebook, FriendFeed gibi)
projeyi duyurmaktan ibaretti. Site uzerindeki viral araclar gelenlerin de ayni
sekilde amacimizi arkadaslariyla paylasmalarini kolaylastiracak
nitelikteydi.<br />
<br />
Genel olarak yapmak istedigimiz de bu; bir taban hareketi olusturmak. Direkt
tavandan isimlere ulasmaya calismak yerine, bizler gibi siradan vatandaslarin
tepkilerini ortaya koymalarini saglamak, ve bunun domino tasi gibi kisiden
kisiye ilerleye ilerleye tavana vurmasi, yaptirim gucu olanlari harekete
gecirmemiz.<br />
<br />
Bi sirada ogrendigimiz birsey; proje hakkinda daha fazla bilgi isteniyor;
organizasyonel yapisi, planlari, ve bazi sikca sorulan sorular. Bunlar icin
site icinde yeni bolumler yapmak amacindayiz, en kisa sure icinde. Ama bu zaman
zarfinda <a target="" title="" rel="nofollow" href=
"http://www.eylem20.org/calendar">http://www.eylem20.org/calendar</a> ve
<a target="" title="" rel="nofollow" href=
"http://www.eylem20.org/blogs">http://www.eylem20.org/blogs</a> adreslerine
bakmayi unutmayin.<br />
<br />
Peki ikinci adim nedir?<br />
<br />
Ikinci adim biraz daha projenin niche kitlelerde duyulmasindan geciyor. Ve
ikinci bir sosyal medya dalgasi yaratmak amacindayiz (kendi kitlemiz icinde).
Bir diger deyisle, gucunu ve saglamligini kanitladigimiz bu hareketi daha genis
bir ekimle yeniden bir viral donguye sokmak amacindayiz.<br />
<br />
Kazandigimiz guc yabanci dusunurlerden quote alirken de elimizi
kuvvetlendiriyor. O yuzden 3. asama, toplu medyaya ulasmak asamasi oncesi bazi
surprizlere hazirlikli olun.<br />]]></description>
            <pubDate>Sat, 07 Nov 2009 11:08:08 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>1984 ve Sansür</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/75712</link>
            <description><![CDATA[<h2 class="date-header" style="text-align: justify;">Geçtiğimiz sene önemli bir
bilim kuruluşunun çalışanlarına yönelik düzenlenen İletişim Sempozyumu’ndayım.
Öğleden sonraki programı sunmaya başlamadan önce, kürsüde dünyanın önde gelen
halkla ilişkiler şirketlerinden birinin Yönetim Kurulu Başkanı ile bir taraftan
sunumunun son haline bakıyor bir taraftan da sohbet ediyoruz. Kendisi iletişim
dünyasındaki son trendlerle ilgili sunumunda sosyal medya dünyasında popüler
olan belli başlı örnek sosyal ağlara yer vermiş. O bölüme sıra geldiğinde
soruyor:“Youtube’a değindim ama duyduğum kadarıyla Türkiye’de erişim yasakmış,
doğru mu?”…Gülümsedim, doğru dedim. Birçok insanın kendince çözümler üreterek
erişim sağladıklarını ekleyerek. Neden diyerek baktı…Bize anlatılanları
aktardım aktarmasına da, zaten benim bile bu ülkenin bir vatandaşı olarak
anlamadığım şeyleri anlatabilmem zor oldu…</h2>
<h2 class="date-header" style="text-align: justify;">&nbsp;</h2>
<h2 class="date-header" style="text-align: justify;">Bugün Myspace ve Last.fm
‘e Türkiye’den erişimin yasaklanmasının ardından şu internette sansür konusunda
artık birşeyler demenin vakti geldiğini hissettim. Her ne sebeple olursa olsun
gün be gün farklı iletişim araçlarımızın kısıtlandığının farkında mıyız? Sadece
iletişim kurmak için değil belli bir fayda yaratmak için kullanılan araçların
elimizden alındığının? Bu sansür uygulamalarının sadece internet üzerinden
değil, bir çok şekilde hayatımıza girdiğinin? Gerçekten mantıksal açıklamasını
yapabilecek birileri varsa seve seve dinlerim, hatta gelsin burada anlatsın.
Fakat, dün bir, bugün iki derken, bir iletişim sektörü çalışanı olarak da son
derece rahatsız olduğum şekilde, belli başlı popüler araçların kara listeye
alınmak üzere olduğunu ve yine bir sebeple onlara da erişimin yasaklanacağını
düşünmeye başladım…&nbsp;</h2>
<h2 class="date-header" style="text-align: justify;"><br /></h2>
<h2 class="date-header" style="text-align: justify;">George Orwell, 1984’ü
okuyanlar bilirler. George Orwell-1984’te, Okyanusya ve Avrasya olarak
kutuplaşan bir dünyada ve zamanda, Okyanusya denilen ülkedeki insanların tüm
hareketlerinin ve düşüncelerinin kontrol altına alınmaya çalışıldığı, bu
hareket ve düşünceler üzerinde her türlü etkisi olabilecek; dil, kültür,
iletişim organları vb. araçların bu amaç doğrultusunda yok edildiği ya da
değiştirilip kullanıldığı bir devlet düzeni eleştiriliyor.&nbsp;</h2>
<h2 class="date-header" style="text-align: justify;"><br /></h2>
<h2 class="date-header" style="text-align: justify;">Demokrasi ve özgürlük
kavramlarından arındırılmış bir dil, insanlar günün 24 saati düzenin en önemli
unsuru tele ekranlar vasıtasıyla izleniyor, yoldan sapanlar buharlaştırılıyor,
tarihin gerçekleri bile saptırılıyor…&nbsp;Herşey kontrol üzerine
kurgulanmış…&nbsp;</h2>
<h2 class="date-header" style="text-align: justify;"><br /></h2>
<h2 class="date-header" style="text-align: justify;">“geçmişi kontrol eden,
geleceği; şu anı kontrol eden geçmişi kontrol eder”&nbsp;</h2>
<h2 class="date-header" style="text-align: justify;"><br /></h2>
<h2 class="date-header" style="text-align: justify;">Başkahraman Winston’ın sır
gibi sakladığı günlüğünden:&nbsp;</h2>
<h2 class="date-header" style="text-align: justify;"><br /></h2>
<h2 class="date-header" style="text-align: justify;">“İnsanlık mirasının
kuşaktan kuşağa aktarılması kişinin sesini duyumsamasıyla değil, aklını ve
sağduyusunu koruyabilmesiyle olabiliyordu. Masaya döndü, kalemini mürekkebe
batırarak yazmaya koyuldu:&nbsp;</h2>
<h2 class="date-header" style="text-align: justify;"><br /></h2>
<h2 class="date-header" style="text-align: justify;">Geleceğe, ya da geçmişe;
düşüncenin özgür olduğu zamana; insanların birbirlerinden farklı oldukları,
yalnız yaşamadıkları, gerçeğin varolduğu ve yapılanın silinemediği bir
zamana:&nbsp;</h2>
<h2 class="date-header" style="text-align: justify;"><br /></h2>
<h2 class="date-header" style="text-align: justify;">Tekdüzelik çağından,
yalnızlık çağından, çiftdüşün zamanından, büyük birader’in çağından selam!”
Kitlelerin gündemi algılayışlarının ve verdikleri tepkilerin tarihten
getirdikleri gerçeklikler tarafından şekillendirildiğini baz alırsak, geçmişi
kontrol etmenin, geleceğin kontrolünde ne gibi bir rolü olduğunu daha iyi
anlayabiliriz. Film ve romanda açık bir şekilde propagandası yapılan rejim, en
önemli iletişim aracı olan tele ekranları kullanarak sürekli gerçek olup
olmadığı belli olmayan savaşlarda kazanılan zaferleri, kahramanlık hikayelerini
yayınlıyor, insanların hayatını 24 saat kontrol altına alarak düşünmeyi bile
engelleyecek önlemler alıyor, rejim dışı düşünceleri en ağır ve en hızlı
biçimde cezalandırıyor ve sonunda farklı düşünenleri bile kendilerinden
ayrıştırarak amaçladığı prototipler haline getiriyor. İletişimin en önemli
parçası olan geri bildirim yollarının tıkalı olduğu bir sistemde, kayıtsız
şartsız gerçeklerin dayatılması ile insanlar, aslolan gerçeklikten ve genel
toplum menfaatinden en uzak olacak noktada zaptediliyor ve tepki
verebilecekleri tüm ortamlar yokediliyor.&nbsp;</h2>
<h2 class="date-header" style="text-align: justify;"><br /></h2>
<h2 class="date-header" style="text-align: justify;">Günümüzde bazı
konvensiyonel medya organlarının kitleleri bilgilendirme işlevinden
uzaklaşarak, çarpıtılan gerçekler ve sanal gündemler ile güven yitirdiğini
biliyoruz. Sosyal medyanın yükselişinin bir sebebi bu zaten. İnsanların bilgi
alma- iletme konusunda daha özgür! olma arayışı… 1984’ün başkahramanı
Winston’ın günlüklerini sakladığı günleri yaşamıyoruz tabi ki de. En azından
hala bir klavyem ve erişimi yasaklanmamış bir blogum var….Peki yarın ne olacak?
Herşeyin bir alternatifi var tabi fakat burada konumuz A, B ya da C sitelerinin
yasaklanması değil. Üzerine düşündüğümüz, tartışmaya açtığımız: bu erişim
yasakları yerine yapılacak başka hiçbirşey yok mu? Açılımlarla dolu bugünlerde,
ben de buna cevap bekliyorum. Halen daha bu ülkenin bir vatandaşı olduğumu
hatırlatarak…<br /></h2>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><a href=
"http://comm101tr.blogspot.com/2009/09/1984-ve-sansur-gecmisi-kontrol-eden.html">
http://comm101tr.blogspot.com/2009/09/1984-ve-sansur-gecmisi-kontrol-eden.html</a></p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
]]></description>
            <pubDate>Fri, 06 Nov 2009 12:42:42 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>taksim.bobiler.org</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/75175</link>
            <description><![CDATA[Bircogumuzun bagimlisi oldugu <a target="" title="" rel="nofollow" href=
"http://bobiler.org">bobiler.org</a> gene yaratici bir isle karsimizda; hem de
internet sansurlerine karsi. Kampanyalarinin adi <a target="" title="" rel=
"nofollow" href="http://taksim.bobiler.org">taksim.bobiler.org</a> - hedef
Taksim'den TBMM'ye piksel piksel Google Map uzerinden yurumek. Kolay gelsin :)
<a target="" title="" rel="nofollow" href=
"http://www.eylem20.org/36793">Destekliyoruz</a>...<br />]]></description>
            <pubDate>Thu, 05 Nov 2009 16:37:45 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Google'a 71 Milyon Dolar Sok Ceza ve Artcilari...</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/73768</link>
            <description><![CDATA[Google bugun Turkiye'deki denetleme kurullari tarafindan 71 milyon Dolar'lik
sok bir vergi cezasi yedi. Konuyla ilgili ayrintili bilgilere <a target=""
title="" rel="nofollow" href=
"http://www.webrazzi.com/2009/11/03/googlea-turkiyede-71-milyon-vergi-cezasi/">Webrazzi'den
ulasabilirsiniz</a>. Ozetle, Google'in Turkiye'den vergi kacirdigi, yurt icinde
yaptigi satis islemlerini usulsuz bir bicimde Irlanda'dan faturalattigi
suclamalari gundemde.<br />
<br />
Konuyla ilgili cok bir bilgimiz oldugu icin bunu tartismayacagiz; hemen asil
konumuzla ilgili noktaya gelelim, yani bunun dis dunyaya nasil yansidigina...
Iste dunyanin en cok okunan internet teknoloji blogu Techcrunch'da aninda
yapistirilan okur yorumu:<br />
<br />
<div class="comment_content">
<blockquote>
<p>Turkey is ruled by religious zealots who hate Google, the Internet and Free
Speech in general. Proof?</p>
<p>Well, a good example is that they block Youtube most of the year. That’s the
government!</p>
<p>There are many other examples that show what type of country Turkey is.
Journalists and authors are bullied, thrown into prison or killed. Theory of
evolution advocates are treated like witches in the middle ages and Kurdish
people (never mind the Armenians) are treated like shit.</p>
<p>I wouldn’t mind a rebuttal to what I just wrote so we get the other side of
opinion.</p>
</blockquote>
</div>
Aslina bakarsak, hic onemli bir yorum degil; at gozluguyle bakip Turkiye'yi
elestiren herhangi bir insan... Ancak bu insan tek degil. Bunun gibi refleksif
olarak Turkiye'ye boyle bakan insan sayisi cok fazla, hatta cogunluklar bile
diyebiliriz. Ve malesef bu insanlarin eline cok fazla koz veriyoruz. Bakin
yorumda bizi nereden vurmuslar; YouTube, free speech (dusunce ozgurlugu)...
Oradan da Kurt ve Ermeni meselelerine atliyorlar.<br />
<br />
Google'a verilen ceza hakli ya da haksiz. Haksiz oldugumuz konu interneti
susturmaya calismak, buna vatandaslar olarak sessiz kalmamiz. Sonuclarindan
biri ise, iste bu muhtemelen hakli oldugumuz konuda dahi, bu meselelerin
onumuze getirilmesi. Kendimize saygimiz yoksa, baskalarinin kendimiz uzerindeki
su degerlendirmelerine bari onem verelim.<br />
<br />]]></description>
            <pubDate>Tue, 03 Nov 2009 15:29:47 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Vizontele'den Animsadigimiz Kareler Bunlar...</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/69485</link>
            <description><![CDATA[<div>Internet ile ilgili bir algi yanlisligi var: Internet; radyo, tv, gazete,
dergi, sinema gibi bir 'baska' mecra degil.&nbsp;</div>
<div><br /></div>
<div>Biz yukarida adi geçen tüm mecralar için geç kalmistik ama internet için
henüz o kadar geç kaldigimiz söylenemez. Hala sansimiz var.</div>
<div>Dünyanin her yerinde bir sekilde sansür var fakat bu sansürler, bir tv
kanalinin, bir derginin, bir gazetenin ya da komple radyoculuk endüstrisinin
kapanmasi gibi bir seviyeye gelmedi. Eger biz kendimize, dünyanin ileri
ülkelerini örnek aliyorsak, birakin bir televizyon kanali, bir siyasi parti,
bir internet sitesini tümüyle kapatmak gibi bir seçenegin olmasi hukuk ile
açiklanabilecek bir sey olamaz.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Herhangi bir seyi tümüyle kapatmak fikri, interneti bir mecra olarak
görmekten kaynaklaniyor.</div>
<div>Dünyanin önde gelen, fayda üreten ülkeleri için internet; dünyayi daha iyi
ve hizli isleyen bir yer haline getiren teknolojiler bütünü anlamina
geliyorken; bizim için yasaklar ve tümden kapatmalar gerektiren bir 'kötülük'
olarak görülmemeli.</div>
<div><br /></div>
<div>Interneti, teknolojinin ruhunu anlamayan kisilerin düzenlemesine ve
kontrol altinda tutmasina izin vermek; televizyonun ilk çiktigi dönemlerde
televizyonu kontrol etme yetkisini, ondan korkan sinema salonlarina vermek gibi
bir sey olur. (Bkz Vizontele filmindeki, televizyonu getirmek için ugrasan
devlet yetkilisi ile bu yeni teknolojiye, gelirleri düsecek diye direnen sinema
salonu sahibinin hikâyesi.) Bu durum, nasil devletin televizyona yumusak bakisi
ile saglandi ve simdiye kadar kusursuz bir sekilde çalisan bir televizyon
endüstrisine yol açti ise benzeri bir hassasiyet gelecegin neredeyse tamaminin
dayanacagi internet teknolojilerine ve internet ekonomisine de saglanmali. Aksi
taktirde internet ekonomisini çevresindeki ülkelere tasiyarak büyük bir güç
olacak Türkiye’nin kendi iç kaygilari yüzünden bu firsati baska ülkelere
kaptirmasi ile sonuçlanabilir ve gelecekte geri dönülemez pismanliklara yol
açabilir.</div>
<div><br /></div>
<div>Internet, dogasi geregi altinda yüz binlerce farkli kategoriyi
barindirabilen bir sey çünkü insana dair ne varsa, diger mecralar adi verilen
eski kanallarda ilgi çekmeyecegi için yer almayan tüm unsurlarin ortaya
çikmasini sagladi. Eger ayni yasaklar ‘diger mecralara’ uygulansaydi; su ana
kadar dünya televizyonlarindan, dünya dergilerinden, dünya gazetelerinden ve
dünya müziginden neredeyse hiçbir seyi Türk halki göremezdi.</div>
<div><br /></div>
<div>Bahsettigimiz diger mecralarda, Türkiye teknik olarak da çok geride
kalmisti. Çekim ekipmanlarinin, yazi eylemlerinin, fotograf teknolojilerinin ve
bunlari kullanabilen insan kaynaginin yetismesi için çok uzun zaman geçmesi ile
Türkiye bu alanlarda bati standartlarina ulasmak için çok uzun zaman bekledi.
Fakat internet teknolojilerinde Türkiye insan kaynagi olarak yeterliyiz ve
hatta diger ülkelere insan kaynagi ve bilgi (know how) verebilecek konumdayiz.
Interneti kontrol altina alarak, elimizde halihazirda olan kaynaklari kaybedip,
bu alana yönelecek gençlerin inançlarini yitirmeye dogru gidiyoruz. Bu
yasaklar, engellemeler, kontrol altina alma çabalari, gelismeyi engelleyen
düsüne yapilari yüzünden kisa bir süre içerisinde Türkiye’de internet
teknolojisi gelistirmekten korkan bir nesil yetismis olabilir.&nbsp;</div>
<div><br /></div>
<div>Bunun olmamasi için lütfen bunlari seslendiren kisilere kulak verin.</div>
<div><br /></div>
]]></description>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2009 22:31:34 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Escinsellerin sucu ne?</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/69061</link>
            <description><![CDATA[Son olarak bu kadar da olmaz dedirten bir yasaklama daha; Telekomunikasyon
Iletisim Bakanligi escinsellere yonelik 3 sosyal agi bir anda kapatti. Daha
fazla bilgi <a target="" title="" rel="nofollow" href=
"http://www.ntvmsnbc.com/id/25006929/">NTVMSNBC sitesinde</a>.<br />
<br />
Artik bu son yapilan ayrimciligin ve bardagi tasiran son noktaya gelisin
resmidir.<br />
<br />
Eylemimiz cok yakinda basliyor!<br />]]></description>
            <pubDate>Tue, 06 Oct 2009 01:19:53 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Zynga da yasaklananlar listesine eklendi</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/68941</link>
            <description><![CDATA[Bugun itibariyle, FarmVille, Mafia Wars, Zynga Poker, YoVille, Pirates,
Scramble, Vampires gibi Facebook uzerindeki favori oyunlarin ureticisi Zynga da
Turkiye'de yasaklananlar listesine eklenmis bulunuyor.]]></description>
            <pubDate>Sat, 03 Oct 2009 10:39:12 +0100</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Merhaba Dunya...</title>
            <link>http://www.eylem20.org/blogs/68922</link>
            <description><![CDATA[Merhaba Dunya... Web'le ugrasanlarin yakindan taniyacagi bir terim. Bilgisayar
uzerinde ilk yazdiginiz kodun amaci her zaman aynidir; ekrana cok basit bir
sekilde, merhaba dunya, ya da Ingilizce deyimiyle "Hello World" yazdirmaktir.
<div><br /></div>
<div>Hersey bu ufak girisimle baslar. Oradan cikip dunyanin en kompleks
sistemlerini kodlamak; Bill Gates, Larry Ellison, Sergey Brin'ler gibi dunyayi
degistirip milyarder olmak sizin elinizdedir, hayal olmayabilirler.</div>
<div><br /></div>
<div>Biz de iste bu inancla yola ciktik. Belki bu eylemimiz bir kar topu gibi
buyuyecek. Yarin obur gun TV'lerde konusulup, Turkiye'nin ana gundem maddesini
isgal edecek, Turkiye'de uygulanmakta olan, alnimiza kara leke olarak gecen su
internet sansurleri.</div>
<div><br /></div>
<div>Bunu neden mi cok takiyoruz? Sadece internette uretici pozisyonlarda
olmamiz degil, O'na asik olmamiz, O'na tutkuyla bagli olmamiz aslinda bunun
sebebi. Sadece uretici degil, cok buyuk birer tuketicisiyiz de internetin. Ve
askimiza bu yapilanlara karsiyiz, ana vatanimizda.</div>
<div><br /></div>
<div>Ozgurluklerimizin engellenmesine karsiyiz ayni zamanda. Biliyoruz ki bu
son olmayacak; bugun susarsak yarin sira bize gelecek, yarin tum
ozgurluklerimizi elden alacaklar.</div>
<div><br /></div>
<div>Biliyoruz ki medyamizdaki tek seslilesmenin de nedeni bu tepkisizlik.
Biliyoruz ki susarsak internet de susacak. Ve karanliga gomulecegiz. Tipki
Osmanli'da Matbaa'nin (bence ozel bir kelime) susmasiyla basladigi gibi..
gerileyecegiz.</div>
<div><br /></div>
<div>Gelin artik buna bir son verelim. Eger bu tepki bizim kucuk komunitemizde
sinirli kalirsa bir yere varamayiz. Sesimizi Turkiye'deki milyonlara,
annelerimize, buyuk annelerimize duyurmamiz lazim. Kafalarimizi magazinden,
spordan, kor ve sonsuz dongulu politik konulardan kaldirip, buraya
cevirmeliyiz.</div>
<div><br /></div>
<div>Internet isiktir. Internet bizi aydinlatacak. Gunesi balcikla sivamaya
calisanlara dur diyelim.</div>
<div><br /></div>
<div>Elbette yanlis icerik olabilir. Ama saman ararken samanligi yakmayalim.
Turkiye'nin karanliga gomulmesine izin vermeyelim.&nbsp;</div>
<div><br /></div>
<div>Cozum onerilerimiz elbette var. Bunlari onumuzdeki yazilarda paylasacagiz.
Lutfen bu gruba uye olarak ve arkadaslarinizi bu gruba cagirarak grubumuza
katkida bulunun. Tesekkurlerimizle.</div>
]]></description>
            <pubDate>Fri, 02 Oct 2009 20:44:27 +0100</pubDate>
        </item>
    </channel>
</rss>
